Üye köşemizin bu sayıdaki konuğu Özgün Yalçın;
13 Mayıs 1988 İstanbul doğumluyum. Çocukluğum İstanbul’da geçti. İlkokulu 3 farklı okulda geçirdikten sonra liseyi Kadıköy Anadolu Lisesi’nde okudum. Daha sonrasında Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi’ni kazandım. Şu anda da 3. Sınıf Elektronik Mühendisliği’nde öğrencilik hayatımı devam ettirmekteyim.
Farklı şeyler yapmak, değişik yerlere gitmek ve değişik yerler görmek her zaman beni çekmiştir. Sanırım lise 2’deyken doğa sporları kulübüne de bu yüzden girdim. Doğa da dolaşmak, enfes manzaralara tanık olmak çok keyifli gerçekten.
Dağcılık serüveninin üzerimdeki yan etkilerinden biri olarak da fotoğraf çekmekten zevk alırım.
Doğa sporları kulübünden tanıştığım bir arkadaşın kandırması sonucunda üniversite 2. sınıfta Sabancı Üniversitesi Klasik Müzik Korosu topluluğuna tenör olarak katıldım.
Her ne kadar son zamanlarda oldukça üzerine gitmiş olsamda peyniri pek sevmem.
Evde boş boş otururken dizi, film izleyip, kendi başıma gitar çalarak vakit geçiririm.
Kendimi hep geliştirmeye hedefli, sınırlarımı zorlamaya çalışırım. Her insanda öğrenilecek bir şey olduğuna inanmışımdır.
Yaptığım işleri titizlikle sonlandırmaya, her olasılığı değerlendirmeye çalışırım.
İnsan ilişkilerinde dürüstlüğü en ön planda tutarım. Bencil davranışları pek sevmem.
Genelde uyumlu bir insan olduğumu söylerler. Bir işi hadi yapalım denildiğinde ilk olarak gönüllü olma hevesinde olurum, ama yapamayacağım, vakit ayıramayacağım bir işe de girişmek istemem. Zaman bu konuda en büyük problemimdir.
27 Eylül 2009 Pazar
Sushi Pilavı
Malzemeler:
Nori (Yosun)
Su-Meshi (Sushi pirinci)
Bambu Mat (Hasır Amerikan Servis)
Surumi (Yengeç ) Çubukları
Uzunlamasına dilimlenmiş Salatalık
Su ve Sirke dolu Bir Kase
Soya Sosu, Wasabi ve Gari (Zencefil Turşusu)
Sushi Pilavının Yapılışı:
1 su bardağı pirinci süzgece koyup soğuk suda yıkayın ve iyice süzün.Kapağı kağalı olarak, 30 dk çeyrek su bardağı suda dinlendirin.Ardından harlı ateşte kaynatın.Kaynamaya başladığında, bekletmeden ocağın altını kısın.2 dakika da, kapağı kapalı olarak pişirin.Ateşten aldıktan sonra yine kapağı kapalı olarak dinlenmeye bırakın.Ortalama 15 dk bekleyin.Dinlenmiş pirinçleri cam bir kaba aktarın ve pirinçleri ezmemeye dikkat ederek bir çatalla havalandırın.Ayrı bir tencerede, kısık ateşte 2 çorba kaşığı sirke, (Rice Vinegar) 1 çorba kaşığı şeker ve bir tatlı kaşığı tuzu, şeker iyice eriyinceye kadar karıştırın.Bu karışımı yavaş yavaş pilavın üzerine dökün.Tekrar havalandırarak karıştırın.Cam kabın üzerine pamuklu bir bez örtün ve oda sıcaklığında soğumaya bırakın.
Yapılışı:
1.Adım: Yosunu streç filmle kaplı bambu matına koyun.Ellerinizi ıslatıp, sushi pirincini kenarlarda 1er cmlik boşluk kalacak şekilde yosunun üzerine yerleştirin.Yosun tamamen pirinçle kaplı olmalı.
2.Adım: Kani Maki Sushinin tarifinin özelliği; içinde yengeç olması.Yengeç parçalarını çok ince olmayacak şekilde dilimleyin.Salatalıkları ise çok ince dilimleyerek, pirinç kaplı yosunların üzerine dikkatlice yerleştirin.
3.Adım: Hasır Matla birlikte, yosunu rulo yapmanız gerekiyor.Ve rulo haline gelen tek parçayı dilimleyin.Bıçağı ıslatarak hazırladığınız dilimi önce 2ye sonra 6ya bölün.Böylelikle sushiler eşit ve aynı boyda olacak.
Afiyet Olsun...
Nori (Yosun)
Su-Meshi (Sushi pirinci)
Bambu Mat (Hasır Amerikan Servis)
Surumi (Yengeç ) Çubukları
Uzunlamasına dilimlenmiş Salatalık
Su ve Sirke dolu Bir Kase
Soya Sosu, Wasabi ve Gari (Zencefil Turşusu)
Sushi Pilavının Yapılışı:
1 su bardağı pirinci süzgece koyup soğuk suda yıkayın ve iyice süzün.Kapağı kağalı olarak, 30 dk çeyrek su bardağı suda dinlendirin.Ardından harlı ateşte kaynatın.Kaynamaya başladığında, bekletmeden ocağın altını kısın.2 dakika da, kapağı kapalı olarak pişirin.Ateşten aldıktan sonra yine kapağı kapalı olarak dinlenmeye bırakın.Ortalama 15 dk bekleyin.Dinlenmiş pirinçleri cam bir kaba aktarın ve pirinçleri ezmemeye dikkat ederek bir çatalla havalandırın.Ayrı bir tencerede, kısık ateşte 2 çorba kaşığı sirke, (Rice Vinegar) 1 çorba kaşığı şeker ve bir tatlı kaşığı tuzu, şeker iyice eriyinceye kadar karıştırın.Bu karışımı yavaş yavaş pilavın üzerine dökün.Tekrar havalandırarak karıştırın.Cam kabın üzerine pamuklu bir bez örtün ve oda sıcaklığında soğumaya bırakın.
Yapılışı:
1.Adım: Yosunu streç filmle kaplı bambu matına koyun.Ellerinizi ıslatıp, sushi pirincini kenarlarda 1er cmlik boşluk kalacak şekilde yosunun üzerine yerleştirin.Yosun tamamen pirinçle kaplı olmalı.
2.Adım: Kani Maki Sushinin tarifinin özelliği; içinde yengeç olması.Yengeç parçalarını çok ince olmayacak şekilde dilimleyin.Salatalıkları ise çok ince dilimleyerek, pirinç kaplı yosunların üzerine dikkatlice yerleştirin.
3.Adım: Hasır Matla birlikte, yosunu rulo yapmanız gerekiyor.Ve rulo haline gelen tek parçayı dilimleyin.Bıçağı ıslatarak hazırladığınız dilimi önce 2ye sonra 6ya bölün.Böylelikle sushiler eşit ve aynı boyda olacak.
Afiyet Olsun...
24 Eylül 2009 Perşembe
Tekne Gezisi
Arkadaşlar hepinize merhaba,
Cumartesi akşamı ocakbaşı yapılacak ev bulunamadığından ve pazar günkü tekne turuna katılım 15 kişi seviyesinde olduğundan ötürü cumartesi günkü etkinlik iptal edilmiştir. Pazar sabahı saat 10 sularında Kadıköy'de Beşiktaş İskelesinin yanındaki motorların kalktığı iskelede görüşmek üzere.
Eğlenceye hazır gelin:)))
Rtc. Sevgi-saygılarımla
Mustafa Can Çelebi
Ataşehir Rotaract Kulübü 2009-2010 Dönem Başkanı
Cumartesi akşamı ocakbaşı yapılacak ev bulunamadığından ve pazar günkü tekne turuna katılım 15 kişi seviyesinde olduğundan ötürü cumartesi günkü etkinlik iptal edilmiştir. Pazar sabahı saat 10 sularında Kadıköy'de Beşiktaş İskelesinin yanındaki motorların kalktığı iskelede görüşmek üzere.
Eğlenceye hazır gelin:)))
Rtc. Sevgi-saygılarımla
Mustafa Can Çelebi
Ataşehir Rotaract Kulübü 2009-2010 Dönem Başkanı
BAŞKANIN MEKTUBU
Sevgili Rotaraktör Arkadaşlarım,
Bildiğiniz gibi Ataşehir Rotaract Kulübü 2009-2010 hizmet döneminde 2420 Bölgesinde ilk 4 kulüp arasına girmek hedefiyle yola çıkmış ve bu bağlamda kendisine özgün projelerle döneme başlamıştır. “Engelli Parkı” yapımı, 6 mart 2010 tarihinde düzenlenmesi hedeflenen sürdürülebilir kalkınma ve iş yaşamına etkileri konulu “RotaKariyer Günleri” adlı 1 günlük panel etkinliğimizin yanı sıra Caddebostan Rotary Kulübü ile ortaklaşa düzenleme konusunda fikir birliğine vardığımız gençlere yönelik EKOS etkinliği Ataşehir Rotaract Kulübünün en önemli dönem projeleri arasında yer almaktadır. Bunların yanı sıra dünyamızın güncel sorunları arasında önemli bir yer teşkil eden sürdürülebilir kalkınma konusuna Ataşehir Rotaract olarak çok farklı bir yaklaşımla katkıda bulunmayı hedeflemekteyiz: Sürdürülebilir Kalkınma Köyü kurmak. Konuyla ilgili ön çalışma MGK üyelerimizden Emrah Bese arkadaşımız tarafından yürütülmektedir.
Kulüp projelerimiz dışında, oldukça yakın ve sıcak bir ilişki kurmuş durumda olduğumuz diğer Rotaract Kulüpleriyle de ortak projeler yapıyor olacağız. Bizim de içinde yer aldığımız 4. grup kulüpleri ortak ocakbaşı etkinliği Bostancı Rotaract Kulübü Başkanı Sevgili Cemre Veyis’in Kandilli’deki evinde 29 ağustos cumartesi günü gerçekleşmiştir. Oldukça eğlenceli ve samimi bir ortamda gerçekleşen ocakbaşımıza aralarında Bölge Saymanımız Rtc Onuralp Armağan ve BRT Yardımcımız Rtc. Burkan Yıldıran’ın da olduğu 7 farklı kulüpten 42 kişi katılmıştır.
4. grup kulüpleri olarak 6 tane projeye imza atacak olduğumuz dönemde, en yakındaki etkinliğimiz olan Rotafest 24-25 Ekim’de Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirilecektir. Amacı üniversite öğrencileri arasında Rotaract’ı tanıtmak ve aday üye kazanma konusunda bir çabada bulunmaktır. Bunun yanı sıra bir diğer 4.grup kulüpleri projesi olan “Stajını Kazan” yarışmasının da tanıtımı ve ön kayıtları bu iki günlük festivalde alınacaktır.
Ülkemizin iç ve dış tehditler karşısında zor günler geçirdiği şu dönemde, geleceğin liderleri olarak üsteneceğimiz görev bilinci ve beraberce atacağımız adımların ortak geleceğimizin akıbeti açısından çok belirleyici olduğu göz önüne alındığında kulüp olarak yoğun ve başarılı olmaya mecbur olduğumuz bir seneye başlamış bulunmaktayız. Gerek kulüp içi projelerimizde, gerekse ortak kulüp projelerimizde görev dağılımı yapılan arkadaşlarımın gerekli hassasiyet ve özeni göstereceğini umuyor, hepimize çalışmalarımızın devamında başarılar diliyorum.
Rotaract Sevgi-Saygılarımla
Rtc. Mustafa Can Çelebi
Ataşehir Rotaract Kulübü 2009-2010 Dönem Başkanı
BÜLTEN NO:4 BÜLTEN TARİHİ: 10.09.2009 TOPLANTI NO: 12
Bildiğiniz gibi Ataşehir Rotaract Kulübü 2009-2010 hizmet döneminde 2420 Bölgesinde ilk 4 kulüp arasına girmek hedefiyle yola çıkmış ve bu bağlamda kendisine özgün projelerle döneme başlamıştır. “Engelli Parkı” yapımı, 6 mart 2010 tarihinde düzenlenmesi hedeflenen sürdürülebilir kalkınma ve iş yaşamına etkileri konulu “RotaKariyer Günleri” adlı 1 günlük panel etkinliğimizin yanı sıra Caddebostan Rotary Kulübü ile ortaklaşa düzenleme konusunda fikir birliğine vardığımız gençlere yönelik EKOS etkinliği Ataşehir Rotaract Kulübünün en önemli dönem projeleri arasında yer almaktadır. Bunların yanı sıra dünyamızın güncel sorunları arasında önemli bir yer teşkil eden sürdürülebilir kalkınma konusuna Ataşehir Rotaract olarak çok farklı bir yaklaşımla katkıda bulunmayı hedeflemekteyiz: Sürdürülebilir Kalkınma Köyü kurmak. Konuyla ilgili ön çalışma MGK üyelerimizden Emrah Bese arkadaşımız tarafından yürütülmektedir.
Kulüp projelerimiz dışında, oldukça yakın ve sıcak bir ilişki kurmuş durumda olduğumuz diğer Rotaract Kulüpleriyle de ortak projeler yapıyor olacağız. Bizim de içinde yer aldığımız 4. grup kulüpleri ortak ocakbaşı etkinliği Bostancı Rotaract Kulübü Başkanı Sevgili Cemre Veyis’in Kandilli’deki evinde 29 ağustos cumartesi günü gerçekleşmiştir. Oldukça eğlenceli ve samimi bir ortamda gerçekleşen ocakbaşımıza aralarında Bölge Saymanımız Rtc Onuralp Armağan ve BRT Yardımcımız Rtc. Burkan Yıldıran’ın da olduğu 7 farklı kulüpten 42 kişi katılmıştır.
4. grup kulüpleri olarak 6 tane projeye imza atacak olduğumuz dönemde, en yakındaki etkinliğimiz olan Rotafest 24-25 Ekim’de Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirilecektir. Amacı üniversite öğrencileri arasında Rotaract’ı tanıtmak ve aday üye kazanma konusunda bir çabada bulunmaktır. Bunun yanı sıra bir diğer 4.grup kulüpleri projesi olan “Stajını Kazan” yarışmasının da tanıtımı ve ön kayıtları bu iki günlük festivalde alınacaktır.
Ülkemizin iç ve dış tehditler karşısında zor günler geçirdiği şu dönemde, geleceğin liderleri olarak üsteneceğimiz görev bilinci ve beraberce atacağımız adımların ortak geleceğimizin akıbeti açısından çok belirleyici olduğu göz önüne alındığında kulüp olarak yoğun ve başarılı olmaya mecbur olduğumuz bir seneye başlamış bulunmaktayız. Gerek kulüp içi projelerimizde, gerekse ortak kulüp projelerimizde görev dağılımı yapılan arkadaşlarımın gerekli hassasiyet ve özeni göstereceğini umuyor, hepimize çalışmalarımızın devamında başarılar diliyorum.
Rotaract Sevgi-Saygılarımla
Rtc. Mustafa Can Çelebi
Ataşehir Rotaract Kulübü 2009-2010 Dönem Başkanı
BÜLTEN NO:4 BÜLTEN TARİHİ: 10.09.2009 TOPLANTI NO: 12
13 Eylül 2009 Pazar
BAŞKANIN MEKTUBU
Sevgili Rotaraktör Arkadaşlarım,
“Toplum yararına hizmet eden tüm STK’ların örnek alacağı bir kuruluş haline gelmek” öz görüşüyle yola çıkan Ataşehir Rotaract Kulübü geride kalan 2 aylık süreçte büyük yankı uyandıracak 2 adet dönem projesini şekillendirme, ön çalışmalarını yapma yolunda önemli yol kat etmiş bulunmaktadır.
En önemli ve üzerine titrediğimiz THK projemiz olan “Engelli Parkı” yapımı için Barbaros Mah. Muhtarı ile gerçekleştirmiş olduğum görüşme neticesinde kendisi proje önerimiz için memnuniyetini dile getirip bizlere teşekkürlerini iletti. Bununla sınırlı kalmayıp başta Ataşehir Belediye Başkanı olmak üzere gereken mülki amirlerle bizleri rahatlıkla görüştürüp projenin finansmanı ve gerçekleştirilmesi için her türlü desteğe hazır olduğunu şahsıma iletti. Bunun haricinde Ceyda, Damla ve Emre arkadaşlarımız Beşiktaş Belediyesi’nden peyzaj mimarı Sibel Yüce, Nilüfer Belediyesi, Atatürk Mahallesi Muhtarlığı ve Metin Sabancı Spastik Çocuklar ve Gençler Rehabilitasyon Eğitim ve Üretim Merkezi ile yaptıkları görüşmeler sonucunda faydalı bilgiler almış bulunmaktadırlar. THK başkanımız Mert ise Osmangazi Rotary Kulübü ile temasa geçerek 2009 haziran ayında açılmış olan engelli parkıyla ilgili değerli belgeleri mail yoluyla almıştır.
Fark yaratacak diğer bir projemiz ise MGK’nın 6 Mart 2010’da düzenleyeceği “Sürdürülebilir Kalkınma ve İş Hayatına Etkileri” konulu 1 günlük panel. 2420 Bölgesinde daha önce bu içerikte ve çapta bir mesleki gelişim etkinliği düzenlenmemiş olup projenin başarıyla gerçekleşmesi Ataşehir Rotaract Kulübü’ne önemli bir prestij kazandıracaktır. Bu konu ile ilgili ön çalışmamız tamamlanmış olup, internet sitemizin aktif hale getirilmesini takiben siz değerli üyelerimizin de destekleriyle konuşmacı ve sponsor ayarlamak konusunda girişimlerimiz başlayacaktır. Ataşehir Rotary’nin haftalık olağan toplantısına katılarak projemizi kendilerine sundum ve çok beğenildi, projenin gerçekleştirilmesi aşamasında Ataşehir Rotary ve Rotaract Kulüpleri beraber çalışarak Rotadvisor adı verilen kapsamda bu işi gerçekleştiren 3. Rotaract Kulübü olacağımızı paylaşmak isterim.
Rotaract Sevgi-Saygılarımla
Rtc. Mustafa Can Çelebi
Ataşehir Rotaract Kulübü 2009-2010 Dönem Başkanı
“Toplum yararına hizmet eden tüm STK’ların örnek alacağı bir kuruluş haline gelmek” öz görüşüyle yola çıkan Ataşehir Rotaract Kulübü geride kalan 2 aylık süreçte büyük yankı uyandıracak 2 adet dönem projesini şekillendirme, ön çalışmalarını yapma yolunda önemli yol kat etmiş bulunmaktadır.
En önemli ve üzerine titrediğimiz THK projemiz olan “Engelli Parkı” yapımı için Barbaros Mah. Muhtarı ile gerçekleştirmiş olduğum görüşme neticesinde kendisi proje önerimiz için memnuniyetini dile getirip bizlere teşekkürlerini iletti. Bununla sınırlı kalmayıp başta Ataşehir Belediye Başkanı olmak üzere gereken mülki amirlerle bizleri rahatlıkla görüştürüp projenin finansmanı ve gerçekleştirilmesi için her türlü desteğe hazır olduğunu şahsıma iletti. Bunun haricinde Ceyda, Damla ve Emre arkadaşlarımız Beşiktaş Belediyesi’nden peyzaj mimarı Sibel Yüce, Nilüfer Belediyesi, Atatürk Mahallesi Muhtarlığı ve Metin Sabancı Spastik Çocuklar ve Gençler Rehabilitasyon Eğitim ve Üretim Merkezi ile yaptıkları görüşmeler sonucunda faydalı bilgiler almış bulunmaktadırlar. THK başkanımız Mert ise Osmangazi Rotary Kulübü ile temasa geçerek 2009 haziran ayında açılmış olan engelli parkıyla ilgili değerli belgeleri mail yoluyla almıştır.
Fark yaratacak diğer bir projemiz ise MGK’nın 6 Mart 2010’da düzenleyeceği “Sürdürülebilir Kalkınma ve İş Hayatına Etkileri” konulu 1 günlük panel. 2420 Bölgesinde daha önce bu içerikte ve çapta bir mesleki gelişim etkinliği düzenlenmemiş olup projenin başarıyla gerçekleşmesi Ataşehir Rotaract Kulübü’ne önemli bir prestij kazandıracaktır. Bu konu ile ilgili ön çalışmamız tamamlanmış olup, internet sitemizin aktif hale getirilmesini takiben siz değerli üyelerimizin de destekleriyle konuşmacı ve sponsor ayarlamak konusunda girişimlerimiz başlayacaktır. Ataşehir Rotary’nin haftalık olağan toplantısına katılarak projemizi kendilerine sundum ve çok beğenildi, projenin gerçekleştirilmesi aşamasında Ataşehir Rotary ve Rotaract Kulüpleri beraber çalışarak Rotadvisor adı verilen kapsamda bu işi gerçekleştiren 3. Rotaract Kulübü olacağımızı paylaşmak isterim.
Rotaract Sevgi-Saygılarımla
Rtc. Mustafa Can Çelebi
Ataşehir Rotaract Kulübü 2009-2010 Dönem Başkanı
EROZYON
Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de toprak kaybı sürecinin en önemli etkeni erozyondur. Arazi eğimi, iklim, bitki örtüsü ve toprak özelliklerinin etkileşimi sonucu oluşan doğal erozyonun yanısıra, insanın doğaya müdahalesi temeline dayanan bir dizi yapay etgen, erozyonu bir afet niteliğine dönüştürmektedir. Türkiye kara yüzeyinin %90'ında çeşitli şiddetlerde erozyon cereyan etmektedir. Arazinin %63'ü çok şiddetli ve şiddetli, %20'si ise orta şiddetli, % 7'si ise hafif şiddetli erzyonla karşı karşıyadır. Ülke genelinde yaklaşık 67 milyon hektarlık bir arazide toprak giderek yok olmaktadır. Erozyon büyük ölçüde tarım alanlarında yaşanmaktadır.
İşlenen tarım alanların %75'inde (yaklaşık 20 milyon Ha) yoğun erozyon görülmektedir. Diğer bir anlatımla Türkiye tarım alanlarının ancak 5.0 milyon hektarlık bölümünde erozyon yoktur. Su ve rüzgar erozyonu tüm ülke topraklarının %86.5'inde cereyan etmekte, rüzgar erozyonu 506 bin hektarlık bir yayılımla daha çok kural iklime sahip olan Konya ve dolaylarında görülmektedir.
Türkiye'de akarsularla birlikte alandan taşınan toprak, ABD'nin 7, Avrupa'nın 17 ve Afrika'nın 22 katı daha fazla düzeydedir. Fırat Nehri, yılda 108 milyon ton, Yeşilırmak 55 milyon ton toprak taşımaktadır. Her yıl Keban barajı'na 32 milyon, Karakaya Barajı'na 31 milyon ton toprak birikmektedir. Erozyonla yılda 90 milyon ton bitki besin maddesi toprak birlikte yitirilmektedir. Her yıl tarım alanlarından 500 milyon ton, tüm ülke yüzeyinden 1,4 milyar ton verimli üst toprak, erozyonla kaybedilmektedir. Kaybedilen bu topraklar, 25 cm kalınlığında, yaklaşık 400 bin hektar genişliğinde bir araziye eşdeğerdir.
Amaç dışı arazi kullanımı, hatalı tarım teknikleri, kent, sanayi, ulaşım ve benzeri yatırımların yanlış konumlanması süreci ise erozyonun hızını arttırdı. Afet nitelikli erozyon yetmezmiş gibi, tarım arazileri, özellikle de verimli tarım arazileri, tarım dışı kullanımlarla açık bir saldırı ve talanla karşı karşıya. 1978-1996 yıllarında amaç dışı tarım toprağı %33 artmış ve betonlaşarak elden çıkan verimli tarım toprağı 600 bin hektara, yani verimli alanların yaklaşık onda birine yaklaşmıştır.
İşlenen tarım alanların %75'inde (yaklaşık 20 milyon Ha) yoğun erozyon görülmektedir. Diğer bir anlatımla Türkiye tarım alanlarının ancak 5.0 milyon hektarlık bölümünde erozyon yoktur. Su ve rüzgar erozyonu tüm ülke topraklarının %86.5'inde cereyan etmekte, rüzgar erozyonu 506 bin hektarlık bir yayılımla daha çok kural iklime sahip olan Konya ve dolaylarında görülmektedir.
Türkiye'de akarsularla birlikte alandan taşınan toprak, ABD'nin 7, Avrupa'nın 17 ve Afrika'nın 22 katı daha fazla düzeydedir. Fırat Nehri, yılda 108 milyon ton, Yeşilırmak 55 milyon ton toprak taşımaktadır. Her yıl Keban barajı'na 32 milyon, Karakaya Barajı'na 31 milyon ton toprak birikmektedir. Erozyonla yılda 90 milyon ton bitki besin maddesi toprak birlikte yitirilmektedir. Her yıl tarım alanlarından 500 milyon ton, tüm ülke yüzeyinden 1,4 milyar ton verimli üst toprak, erozyonla kaybedilmektedir. Kaybedilen bu topraklar, 25 cm kalınlığında, yaklaşık 400 bin hektar genişliğinde bir araziye eşdeğerdir.
Amaç dışı arazi kullanımı, hatalı tarım teknikleri, kent, sanayi, ulaşım ve benzeri yatırımların yanlış konumlanması süreci ise erozyonun hızını arttırdı. Afet nitelikli erozyon yetmezmiş gibi, tarım arazileri, özellikle de verimli tarım arazileri, tarım dışı kullanımlarla açık bir saldırı ve talanla karşı karşıya. 1978-1996 yıllarında amaç dışı tarım toprağı %33 artmış ve betonlaşarak elden çıkan verimli tarım toprağı 600 bin hektara, yani verimli alanların yaklaşık onda birine yaklaşmıştır.
Üye Köşemiz
Üye köşemizin bu sayıdaki konuğu Muzaffer Serkan Özsaraç;
1987 Nisanında karlı bir günde dünyaya geldiğimi söylüyorlar. Kulağa biraz ironik geliyor, ama baştan bir terslik olduğunun bir kanıtı sanki. Meraklı afacan bir velet olduğum söylenir o günlere dair, o günlerden bu güne pek büyümemişim demek ki. İtiraf ediyorum ilkokulda haylazdım, ama sorumluluklarımı bilirdim. Sanat konusunda yetenekli olan bir ailenin tek yeteneksizi olarak kitleleri şaşırttım. Hep Ceyda’ya yetişmeye çalışmakla geçti ömrüm, ilkokul 3’te dershaneye başlamıştım ona yetişeceğim diye. 10 yaşında dershaneye gitmek isteyen, ama aynı zamanda okuldan sonra tüm gününü top peşinde koşturan bir çocuk… Karlı bir nisan gibi değil mi sizce de?
Bilgisayar çağının yeni başladığı 90’larda benim ilk göz ağrım ve hep favorim “mahallede top oynamak” olmuştur. Parantez bacaklarımı borçlu olduğum mahalle maçlarını Fifa 97’ye hep tercih ettim, pişman değilim yine olsa yine yaparım.
Fifa 99 çıktı mertlik bozuldu, mahalle kültürü o günden bu güne dibe vurdu adeta. E ben de yeni heyecanlar aramaya koyuldum; yüzme, tenis, basketbol ve evde duvarlara tırmanarak enerjimi boşaltıyordum. Liseye geldiğimde önce AKUT gönüllülüğüyle sonra da dağcılıkla tanıştım, mahalle maçlarında ki tutkuyu orda buldum. Rotary ailesine girmemiz de bu dönemlere denk gelir. Babamın rotaryenliğiyle biz de kendimizi bir anda bu camianın içinde buluverdik. Yaz dönemlerinde rotary kısa dönem kamp programlarına katıldım yaş sınırını doldurana kadar, artık bizim de yaz kampları dışında bir şeyler yapma vaktimiz geldi sanırım.
Lise dönemimde çeşitli gönüllü derneklerle tanışma bazılarıyla çalışma imkânım oldu, bu tecrübelerim kendimi geliştirmem gereken yönlerim hakkında fikir verdi, üzerinde hala çalışıyorum. Samimiyetsizliğe, saygısızlığa, hoşgörüsüzlüğe katlanamam. Empati kurmak, en başından kartları açık oynamak, doğruyu söylemek, inandığını dibine kadar savunmak karakterimdir. Köşeli bir insan olduğum söylenir, katlanamadığım kişiliklere karşı çok sert olabilirim, ama samimiyetine güvendiğim insanlar için yapamayacağım şey yoktur.
Kendimi bildim bileli aynı evde yaşıyorum, 8-5-5 olmak üzere 3 okulda tamamlıyorum öğrenim hayatımı. Kendimi bildim bileli aynı evde ikamet ediyorum, İlkokuldan beri hayatımda önemli yeri olan herkesle görüşmeyi sürdürüyorum yani istikrarlıyım bir açıdan. Ama başladığım ve neredeyse hepsinde ciddi sayılabilecek ilerleme kaydettiğim hemen her uğraş sonunda yeni bir arayışa çıktım.
Her insanın çevresine karşı sorumlu olduğuna, sosyal sorumluluğun toplum yapısının temelini oluşturması gerektiğine inanırım. Tek başına hayatta kalamayan insanoğlu, ancak birlikte olabildikçe takım olabildikçe başarıya ulaşabilir bu sebeple takım çalışmasına önem veririm. Rotaraktör olma isteğimi bu çerçeve ile özetleyebilirim.
Sevdiğim bir söz ve kare ile bitiriyorum.
-Büyük güç, büyük sorumluluk gerektirir.
Uncle Ben
1987 Nisanında karlı bir günde dünyaya geldiğimi söylüyorlar. Kulağa biraz ironik geliyor, ama baştan bir terslik olduğunun bir kanıtı sanki. Meraklı afacan bir velet olduğum söylenir o günlere dair, o günlerden bu güne pek büyümemişim demek ki. İtiraf ediyorum ilkokulda haylazdım, ama sorumluluklarımı bilirdim. Sanat konusunda yetenekli olan bir ailenin tek yeteneksizi olarak kitleleri şaşırttım. Hep Ceyda’ya yetişmeye çalışmakla geçti ömrüm, ilkokul 3’te dershaneye başlamıştım ona yetişeceğim diye. 10 yaşında dershaneye gitmek isteyen, ama aynı zamanda okuldan sonra tüm gününü top peşinde koşturan bir çocuk… Karlı bir nisan gibi değil mi sizce de?
Bilgisayar çağının yeni başladığı 90’larda benim ilk göz ağrım ve hep favorim “mahallede top oynamak” olmuştur. Parantez bacaklarımı borçlu olduğum mahalle maçlarını Fifa 97’ye hep tercih ettim, pişman değilim yine olsa yine yaparım.
Fifa 99 çıktı mertlik bozuldu, mahalle kültürü o günden bu güne dibe vurdu adeta. E ben de yeni heyecanlar aramaya koyuldum; yüzme, tenis, basketbol ve evde duvarlara tırmanarak enerjimi boşaltıyordum. Liseye geldiğimde önce AKUT gönüllülüğüyle sonra da dağcılıkla tanıştım, mahalle maçlarında ki tutkuyu orda buldum. Rotary ailesine girmemiz de bu dönemlere denk gelir. Babamın rotaryenliğiyle biz de kendimizi bir anda bu camianın içinde buluverdik. Yaz dönemlerinde rotary kısa dönem kamp programlarına katıldım yaş sınırını doldurana kadar, artık bizim de yaz kampları dışında bir şeyler yapma vaktimiz geldi sanırım.
Lise dönemimde çeşitli gönüllü derneklerle tanışma bazılarıyla çalışma imkânım oldu, bu tecrübelerim kendimi geliştirmem gereken yönlerim hakkında fikir verdi, üzerinde hala çalışıyorum. Samimiyetsizliğe, saygısızlığa, hoşgörüsüzlüğe katlanamam. Empati kurmak, en başından kartları açık oynamak, doğruyu söylemek, inandığını dibine kadar savunmak karakterimdir. Köşeli bir insan olduğum söylenir, katlanamadığım kişiliklere karşı çok sert olabilirim, ama samimiyetine güvendiğim insanlar için yapamayacağım şey yoktur.
Kendimi bildim bileli aynı evde yaşıyorum, 8-5-5 olmak üzere 3 okulda tamamlıyorum öğrenim hayatımı. Kendimi bildim bileli aynı evde ikamet ediyorum, İlkokuldan beri hayatımda önemli yeri olan herkesle görüşmeyi sürdürüyorum yani istikrarlıyım bir açıdan. Ama başladığım ve neredeyse hepsinde ciddi sayılabilecek ilerleme kaydettiğim hemen her uğraş sonunda yeni bir arayışa çıktım.
Her insanın çevresine karşı sorumlu olduğuna, sosyal sorumluluğun toplum yapısının temelini oluşturması gerektiğine inanırım. Tek başına hayatta kalamayan insanoğlu, ancak birlikte olabildikçe takım olabildikçe başarıya ulaşabilir bu sebeple takım çalışmasına önem veririm. Rotaraktör olma isteğimi bu çerçeve ile özetleyebilirim.
Sevdiğim bir söz ve kare ile bitiriyorum.
-Büyük güç, büyük sorumluluk gerektirir.
Uncle Ben
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)