13 Eylül 2009 Pazar

Üye Köşemiz

Üye köşemizin bu sayıdaki konuğu Muzaffer Serkan Özsaraç;

1987 Nisanında karlı bir günde dünyaya geldiğimi söylüyorlar. Kulağa biraz ironik geliyor, ama baştan bir terslik olduğunun bir kanıtı sanki. Meraklı afacan bir velet olduğum söylenir o günlere dair, o günlerden bu güne pek büyümemişim demek ki. İtiraf ediyorum ilkokulda haylazdım, ama sorumluluklarımı bilirdim. Sanat konusunda yetenekli olan bir ailenin tek yeteneksizi olarak kitleleri şaşırttım. Hep Ceyda’ya yetişmeye çalışmakla geçti ömrüm, ilkokul 3’te dershaneye başlamıştım ona yetişeceğim diye. 10 yaşında dershaneye gitmek isteyen, ama aynı zamanda okuldan sonra tüm gününü top peşinde koşturan bir çocuk… Karlı bir nisan gibi değil mi sizce de?

Bilgisayar çağının yeni başladığı 90’larda benim ilk göz ağrım ve hep favorim “mahallede top oynamak” olmuştur. Parantez bacaklarımı borçlu olduğum mahalle maçlarını Fifa 97’ye hep tercih ettim, pişman değilim yine olsa yine yaparım.

Fifa 99 çıktı mertlik bozuldu, mahalle kültürü o günden bu güne dibe vurdu adeta. E ben de yeni heyecanlar aramaya koyuldum; yüzme, tenis, basketbol ve evde duvarlara tırmanarak enerjimi boşaltıyordum. Liseye geldiğimde önce AKUT gönüllülüğüyle sonra da dağcılıkla tanıştım, mahalle maçlarında ki tutkuyu orda buldum. Rotary ailesine girmemiz de bu dönemlere denk gelir. Babamın rotaryenliğiyle biz de kendimizi bir anda bu camianın içinde buluverdik. Yaz dönemlerinde rotary kısa dönem kamp programlarına katıldım yaş sınırını doldurana kadar, artık bizim de yaz kampları dışında bir şeyler yapma vaktimiz geldi sanırım.
Lise dönemimde çeşitli gönüllü derneklerle tanışma bazılarıyla çalışma imkânım oldu, bu tecrübelerim kendimi geliştirmem gereken yönlerim hakkında fikir verdi, üzerinde hala çalışıyorum. Samimiyetsizliğe, saygısızlığa, hoşgörüsüzlüğe katlanamam. Empati kurmak, en başından kartları açık oynamak, doğruyu söylemek, inandığını dibine kadar savunmak karakterimdir. Köşeli bir insan olduğum söylenir, katlanamadığım kişiliklere karşı çok sert olabilirim, ama samimiyetine güvendiğim insanlar için yapamayacağım şey yoktur.
Kendimi bildim bileli aynı evde yaşıyorum, 8-5-5 olmak üzere 3 okulda tamamlıyorum öğrenim hayatımı. Kendimi bildim bileli aynı evde ikamet ediyorum, İlkokuldan beri hayatımda önemli yeri olan herkesle görüşmeyi sürdürüyorum yani istikrarlıyım bir açıdan. Ama başladığım ve neredeyse hepsinde ciddi sayılabilecek ilerleme kaydettiğim hemen her uğraş sonunda yeni bir arayışa çıktım.

Her insanın çevresine karşı sorumlu olduğuna, sosyal sorumluluğun toplum yapısının temelini oluşturması gerektiğine inanırım. Tek başına hayatta kalamayan insanoğlu, ancak birlikte olabildikçe takım olabildikçe başarıya ulaşabilir bu sebeple takım çalışmasına önem veririm. Rotaraktör olma isteğimi bu çerçeve ile özetleyebilirim.

Sevdiğim bir söz ve kare ile bitiriyorum.

-Büyük güç, büyük sorumluluk gerektirir.
Uncle Ben